DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Şükran Büyük
Şükran Büyük
Giriş Tarihi : 06-06-2021 20:44

Minik savaşçı Hamza'nın Pes ekinovarus hastalığı ile olan mücadelesi

Pevli ailelere umut olmak için kaleme alınmıştır
Pes ekinovarus, doğuştan çarpık ayak deformasyonu, çocuklarda ayakta içe doğru çarpıklık olarak tanımlanır. 1000’de 1 oranında görülen bu deformasyon erkeklerde daha sık rastlanıyor. Olguların bir kısmında diğer aile bireylerinde de bu sorunun varlığı tespit ediliyor. Çarpık ayak tek taraflı veya çift taraflı görülebilir. Pes ekinovarus erkek çocuklarda daha sık görülmektedir ve ailede çarpık ayak sorunu varsa bebekte görülme riski iki katına çıkar.
Hamza'ya, daha anne karnında 16 haftalıkken bu rahatsızlığın teşhisi konulmuştu. Ne olduğunu, nasıl olduğunu bilmediğimiz bu hastalığı duyunca korkuların esiri olmuştuk anne baba adayı olarak. Biraz araştırınca tedavisinin var olduğunu öğrenmemiz bizi rahatlatmıştı.
27 Ağustos Salı günü bebeğimize kavuştuğumuz o saniye içinde doktorun ve ebenin bebeğin ayaklarını görünce bir anlık aşırı tepkisi daha ben onu görmeden acaba ayakları mı yok, ne oldu bebeğime, ne halde doğdu diye düşünmeme sebeb  olmuştu. Kızmıştım doktorların bu tepkisine daha doğrusu cahilce davranışlarına çünkü ameliyathaneden çıkıp odama gidince bile Hamza'nın ayaklarına bakmaya cesaret edememiştim. Ayaklarını ilk gördüğümde hasta yatıyordum, içim kan ağlamıştı inanılmaz üzülmüştüm. Ama belli etmiyordum. Yanımızdaki herkese tedavisi var korkmayın düzelecek diye tesellide bulunuyordum.
Daha bir haftalık bile olmadan dr arayışına girdik. Aslında geç kalmıştık doktorumuzu daha doğmadan belirlemeliydik. Trabzon'daki doktorlar Rize'de yaşadığımız için burda tedavinin zor olacağını söylediler. Çünkü her hafta alçılama yapılması gerekiyordu en fazla 6 kez alçı yapılıyormuş devamında aşılotami ameliyatı ve ardından üç haftalık alçı süresi daha oluyormuş. Daha sonra ortez denilen ortadan ayakları birbirine bağlı özel yapım ayakkabı giyiliyormuş. Genel tedavi yöntemi bu şekildeydi. Biz başka bir doktorun tavsiyesiyle Rize'de X hastanenin X doktoru ile tedaviye başladık. Ben acele ediyordum bir an önce alçılama işi başlasın bu hastalıktan kurtulalım diyordum. Ama X doktorumuz bizi iki kez erteledi. İlk alçılama yapıldı sonra ikinci, üçüncü, dördüncü derken bir bakmışım 12 kez veya daha fazla alçılama olmuş ama elle tutulur düzgün bir sonuç alamamışız. X doktorumuza nazik bir dille gözlerim yaşlı bu durumu anlattım. X doktor:" Sen şımarıklık ediyorsun, ne hastalıklar var. Benim iyileştiremediğim, yürütemediğim hastam olmadı." dedi. İnandım, güvendim. Gerçekten şımarıklık yaptığımı düşünüp sustum. Bir de bu hastalığa eşlik eden başka hastalıklar da olabiliyormuş bizimkisi kalça çıkığıydı. İkinci kez yıkılmıştık ama şükretmiştik tedavisi vardı diye. Her hafta kalça röntgenine giriyor radyasyona maruz kalıyorduk. Bacak arasına havlu koymamızı söylemişti ama çok zor oluyordu. Ferişka denen kalça yastığını araştırıp buldum onu kullanmaya başladım. Bebeğim hem o yastık hem de alçılarla inanılmaz zorlanıyordu. Geceler boyu ağlardı. Hareketleri kısıtlanırdı. Hapsedilmiş gibi görürdüm onu. Her baktığımda içim yanardı. Bebeğime ne normal çorap giydirebilmiştim ne de ayakkabı, çorap giyebilen bebekler hiç kıskanılır mı? Ben kıskanmıştım. 
Hamza sürekli alçısını çıkarmaya başlamıştı. Haftada en az iki üç kere kucağımda minik bebekle hastane yollarına düşüyordum. Sonradan öğrendim ki bebeğin ayağından alçı çıkarması imkansızmış çıkan alçılar tamamen dr hatasıymış. Ama bize çok hareketli olmasından dolayı çıkarıyor demişti. İnanmıştık da. Doktor Hamza'nın ayağında alçı durduramadığı için afo denilen bir ayakkabı yaptırmamızı istedi. Yaptırdık. Pandeminin araya girmesiyle iki ay o işe yaramaz afoları kullandık ve üç aylıkken olması gereken ameliyati 7 aylıkken olduk. 
Normalde işinin ehli doktorlar iki ayağı birden kısa bir sürede lokal anestezi ile  ameliyat ederken bizim X dr tek ayağını bir saatte  çocuğu tamamen uyutarak yaptı. 
On beş gün sonra aynı şekilde diğer ayağını yaptı. Ben ameliyattan umutluydum alçılarının çıkmasını bekleyemiyordum. Hamza o kadar güçlü bir bebekti ki dize kadar alçılı ve ameliyatlı olan ayaklarının üstüne kalkıp tutarak yürümeye çalışırdı. Hem gurur duyardım hem inanılmaz üzülürdüm.
Alçıları çıkarken dünya bir kez daha başıma yıkılmıştı. Ayakaları durduğu gibi duruyor, topukları hala yerine inmemişti. Nutkum tutulmuş, konuşan dilim lal olmuş, buz kesmiştim. Herhalde zamanla oturur dedim. Ortezlerini giydikten sonra şekil alır diyr düşünmüştüm. Doktor da o güveni sözleriyle vermişti bize. Okuyup araştırıyordum ama yine de kara cahil gibi X doktora güveniyordum. Bir terslik olduğunun farkındaydım ama iyi düşünmeye çalışıyordum. Ameliyat sonrası arada demir olan ortezleri giymeye başlayacağımızı sanarken doktor yine afo vermişti bize. Afo giyerken düzenli masaja devam ettim ama ayakları giderek eski haline dönüyordu. Adım atıyordu ama ayakları sürekli içe dönüktü. İlkkez parka götürdüm Hamza'yı. Afoların üstüne ayakkabı giydirmiştim o şekilde yere bastırıyordum. Parktaki bir çocuk:"Ayaklarında bir sorun mu var ne giyiyor öyle?" diye sorunca çok üzülmüştüm. Ne diyeceğimi bilememiştim. Gezen çocuklara gıpta ile bakıyordum. Benim bebeğim ne zaman gezecek diye kara kara düşünüyordum. Gördüğüm tüm çocukların ayaklarını inceliyordum. Yavaş yavaş aklımı yitirmeye başlamıştım sanırım. Gezebilecek mi? Kalçası iyileşmez korkusu içimi yiyip bitiriyordu. Gece kabuslar görmeye başlamıştım. Dışarı çıkarken ferişka yastığını taşımak zor olduğundan çoğu kez takamıyordum bu bende vicdani azap duymaya sebebiyet veriyordu.
Bir gece Hamza 40 dereceye varan ateşle yanmaya başladı. Düşmeyince apar topar çocuk aciline gittik ve orda kanatları gözükmeyen ama yeryüzündeki melek olarak gönderilmiş Sebanur hemşire ile tanıştım. Kendisi de bir pev annesiydi. Araştıran bir sağlıkçı olduğu için bir ayağı pevli olan kızını tedavi ettirirken çok uğraşmış ve tecrübe edinmişti. Hamza'nın durumunu hemen anladı. Bizimle o kadar çok ilgilendi ki tedavinin yanlış gittiğini afo giymenin hiçbir işe yaramadığını Hamza'nın tekrar alçı ve ameliyata ihtiyacı olduğunu söyledi. Hem çok üzüldüm hem bilen biri ile karşılaştığım için çok mutlu oldum. Kendi kızı için bu bölgede işinin ehli bir dr bulamadığını söyleyerek bizi İstanbul'daki özel bir hastanede bu pev hastalığını oldukça titiz davranıp iyileştiren kendi kızının doktoru Salih Bey'e yönlendirdi. 
İstanbul'a gitmeden kendi X doktorumuza gittim. Ayakları kötüye gidiyor, kalçası da iyileşmedi diyorsunuz, biz ne zaman orteze geçicez dedim. X doktor:"Bir ay sonra kontrole gel bakarız!!!!!" dedi. Bir ay sonra mı? Bebeğimin hayatından bir ay daha çalamazdım. Hamza bir yaşına girmişti çoktan. Bu hastalığı geçiren yaşıtları bu yaştayken iyileşip yürümeye bile başlamışlardı. Bunu sosyal medyadan görebiliyordum. Ağlaya ağlaya o çocukların yürüdüğü videoları izliyordum. 
Hamza'yı aldığım gibi aniden babamla beraber İstanbul yollarına düştük. İlk durağımız Salih Bey'in olduğu hastaneydi. Salih Bey bizi muayene etti. Bir yıldır hiç röntgen çekilmemiş olan ayaklarına film çektirdi. Ayakları o kadar iyi inceledi ki Rize'de bir yılda o kadar çok muayeneye gitmemize rağmen bize böyle bakılmamıştı. Ayrıca Rize'de X doktorun iyileşmedi dediği kalçasında hiçbir problem olmadığını söyledi. Hem inanılmaz şaşırdım hem çok sevindim. Ayaklarının ise hemşire hanımın dediği gibi tekrar alçı ve ameliyata ihtiyacı olduğunu söyledi. Hemen tedaviye başlamak istedim. İşlemler için sekterin yanına gittiğimde bir haftalık alçı için 6 bin tl istediklerini duyunca aklım durdu. Ne yapacağımı bilemedim. Cebimde sadece 4 bin tl vardı. Eşimi arayıp durumu anlattım borç alıp göndermesini istedim. Bir haftalık alçı için 6 bin tl isteyen hastane ameliyata ne kadar ister düşünebiliyor musun? Biz bunun altından kalkamayız dedi. Haklıydı da. Ağladım çünkü yapabilecek başka bir şeyim yoktu gerekirse dilenirim şu kapıda  ama ben hemen burda yaptıracağım tedaviyi çocugumun ömründen bir gün daha çalamam dedim. Eşim sağolsun her konuda olduğu gibi bu konuda da yanımda durmuştu. 

Sekreterin olduğu gişeden çağrıldım. Benden özür diliyorlardı. Çünkü bana bir haftalık alçı fiyatını değil altı haftalık alçının paket fiyatını söylemişlerdi. Allah'ım o an öyle mutlu oldum ki hemen ödemeyi yapıp alçı işlemlerine başladık. Başladık ama Hamza öyle korkuyor öyle ağlıyordu ki çocukta doktor fobisi oluşmuştu. Çünkü Rize'de ameliyat sonrası her alçı için ameliyathaneye girmiş anestezi almıştı. Bu durum onu da bizi de perişan etmişti. Alçılama işlemi zor bir süreçti ama bittiğinde ayakları o kadar güzel şekil almıştı ki bundan önceki hiçbir alçı böyle olmamıştı. Hamza 10 kiloydu. Ama alçılarla beraber 20 kiloya yakın geldiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Zira dört haftalık alçı döneminin sonunda Hamzayı taşımaktan bende ne sırt kaldı ne boyun. Salih Bey'in yapmış olduğu ilk alçıdan sonra iki gün boyunca durduğu yerden bir santim bile hareket etmemişti ve sürekli ağlamıştı. Alışması baya zaman aldı. Alçıdan sonra ayakları baya düzelmişti ameliyata hazırdı ve ameliyatı çok kolay ve güzel geçti. Hiç ağrısı olmadı. Akşamında alçılarının üzerinde ayağa kalkmaya çalışıyordu.


Üç haftalık alçılama işi bittikten sonra orteze geçtik. Ayakları mükemmel gözüküyordu. Ne zaman yürüyecek diye sabırsızlıkla bekliyordum. İstanbul'dan dönüşümüzün üstünden üç ay geçtikten sonra Hamza ocak 2021'de bize göre mücize bir şekilde kendi başına sapasağlam yürümeye başladı.
Allah'ım bakmaya doyamıyordum. Hayallerimiz, dualarımız gerçek olmuştu. Ne kadar ağladım mutluluktan bilemiyorum. Balkona çıkıp tüm mahalleye Hamza artık yürüyor diye bağırmıştım.
Çok ümitsizliğe düştük, yanıldık, yanlışa cahil gibi inandık ama pes etmedik. Hamzam biç pes etmedi. Her koşulda ayağa kalktı. Başaracağına bizi inandırdı.
Şimdi 21aylık, koşuyor, zıplıyor, atlıyor asla durmuyor. Ümidinizi yitirmeyin. Aydınlık günler yakın.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Beşiktaş4084
  • 2Galatasaray4084
  • 3Fenerbahçe4082
  • 4Trabzonspor4071
  • 5Demir Grup Sivasspor4065
  • 6Atakaş Hatayspor4061
  • 7Aytemiz Alanyaspor4060
  • 8Fatih Karagümrük4060
  • 9Gaziantep Futbol Kulübü4058
  • 10Göztepe4051
  • 11İttifak Holding Konyaspor4050
  • 12Medipol Başakşehir4048
  • 13Çaykur Rizespor4048
  • 14Kasımpaşa4046
  • 15Helenex Yeni Malatyaspor4045
  • 16Fraport-TAV Antalyaspor4044
  • 17Hes Kablo Kayserispor4041
  • 18BB Erzurumspor4040
  • 19MKE Ankaragücü4038
  • 20Gençlerbirliği4038
  • 21Denizlispor4028
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA