Karadeniz
Giriş Tarihi : 19-05-2021 11:44   Güncelleme : 19-05-2021 11:44

Otizmli Merve, müzik tutkusuyla hayata sarıldı

ÖMER ÜRER - Düzce'de sınıf öğretmenlerinin yeteneğini keşfetmesiyle piyano ve org çalmaya başlayan Merve Aydoğdu, müzik sevgisi sayesinde hayata sımsıkı tutunmayı başardı.

Otizmli Merve, müzik tutkusuyla hayata sarıldı

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.

Henüz 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulan Merve Aydoğdu'nun (15) ailesi, kızlarının çevresiyle iyi iletişim kuramama ve içine kapanma sıkıntısını aşmak için uzun süre mücadele etti.

Ailesinin ve Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği'nin desteğiyle Hacı Hidayet Türkseven Özel Eğitim Uygulama Okulunda eğitim almaya başlayan Aydoğdu, öğretmenleri Ebru İlke Yeşilyurt, Mehmet Ali Yıldırım ve Nilgün Koca'nın müzik yeteneğini keşfetmesiyle bu alana yöneldi.

Notaları tam bilmese de duyduğunu çalabilme özelliğiyle kısa sürede org ve piyanoyu öğrenen Aydoğdu, öğretmenleriyle sevdiği şarkıları söylemenin mutluluğunu yaşıyor.

Salgından önce okullarda konser de veren Aydoğdu, müzik tutkusu sayesinde sıkıntılarını atlatarak sosyalleşmeye başladı.

- "Kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi"

Anne Fatma Aydoğdu, AA muhabirine, yıllardır kızları için mücadele verdiklerini, emeklerinin karşılığını da aldıklarını söyledi.

Merve'nin küçüklüğünden itibaren müziğe ilgisi olduğunu ifade eden Aydoğdu, "Konuşmadığı dönemde bile müzik ritimlerini mırıldanıyordu. Tabii öğretmenlerimizin de payı büyük. O yeteneği çekip çıkardılar ve parlattılar. Pandemi dönemi bizim için biraz zor oldu, çocuklar eve kapandı, dışarı çıkamıyorlar ama kızım müzik sevgisinden vazgeçmedi, eğitimlerine devam ediyor." diye konuştu.

Aydoğdu, otizmli bireylerin eğitimden mahrum bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yeteneği varsa kesinlikle okuluna götürmek lazım. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, çocuklarını yabana atmasın. Bu çocuklar için eğitim çok önemli. Ne kadar erken başlanırsa o kadar çok yol alınır. Yıllardır yan yana olduğumuz için kızımla birbirimize çok bağlıyız. Müzik dersi almaya başladıktan sonra çok mutlu oldu. Müzik onun için bir terapi gibi."

- "Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak"

Sınıf öğretmeni Ebru İlke Yeşilyurt da Merve'nin sürprizlerle dolu özel bir çocuk olduğunu anlattı.

Ona notaların üzerine notlar yapıştırarak org çalmayı öğrettiklerini aktaran Yeşilyurt, "Bu şekilde çalışmaya başladık. Otizmliler Günü'ne gösterimiz olacaktı ama maalesef pandemiden dolayı yapamadık. Artık Merve'yi müzik konusunda durduramıyoruz. Amacımız, çocukları sosyalleştirmek ve hayata hazırlamak." ifadelerini kullandı.

Müzik öğretmeni Nilgün Koca ise öğrencisinin müziği çok sevdiğini ve duyduğunu çalabilme yeteneği olduğunu vurguladı.

Merve'nin bir dönem müziğe küsüp tekrar başladığını anlatan Koca, şöyle devam etti:

"Beni kabullenmesi de çok önemliydi çünkü otizmli bireylerde bu tarz sıkıntılar yaşanabiliyor. Benimle bir şeyler yapmayı seviyor. Nota öğreniminde tabii ki sıkıntı yaşıyoruz ama Merve'nin müzik kulağı çok güzel olduğu için duyduğunu çalabiliyor. Küçük yaşlarda nota eğitimi daha sık verilseydi önlenebilirdi ama şu an duyduğumuz şekilde çalmaya adapte olduk. Duyduğunu çalabildiği için kesinlikle çok özel bir yetenek."

Koca, bu tür öğrencileri sosyalleştirmek istediklerini vurgulayarak, "Özel yeteneği sayesinde kalabalık gruplara hitap ettikçe kendini daha özgüvenli hissediyor. Pandemiden önce kendi öğrencilerimizi başka okulun öğrencileriyle kaynaştırıyorduk. Asıl gayemiz, toplumun bu tarz bireylerle tanışmasını sağlamak ve onlarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve nasıl davranmaları gerektiğini bilmeleri. Merve, müziği çok seviyor ve hayatının her alanında müzik var." şeklinde konuştu.